Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve yapılan yargılamada zemin kattaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı davasında 876’şar yıl hapis istemiyle yargılanırken 8 yıl ceza alan sanıklarla ilgili gerekçeli karar açıklandı.
6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin yaralandığı Ezgi Apartmanı’na ilişkin davada mahkemenin verdiği kararın gerekçesi açıklandı.
Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10 Eylül’deki 15 saatlik duruşmada verdiği kararla, 2’si tutuklu 7’si kamu görevlisi 11 sanık hakkındaki yargılama sonuçlandırılmıştı.
Olası kastla öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876’şar yıl 6’şar aya kadar hapisleri istenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 8’er yıl hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi.
Pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı beraat ederken, fenni mesul Mehmet Tekin’e 6 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl meslekten men cezası verildi. Dönemin belediye görevlileri Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Ali Gemci ve Mehmet Akif Canlı 4 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırıldı. Mehmet Dişçeken ve Mustafa Şirikçi ise beraat etti.
Mahkeme: Olası kastın şartları oluşmadı
261 sayfalık gerekçeli kararda, Kervancıoğlu ve Pekel’in gerçekleştirdiği tahribatlı tadilatların binanın deprem karşısındaki davranışını değiştirdiği belirtildi.
Bilirkişi raporuna göre söz konusu tadilatların tek başına binanın göçmesine neden olacak düzeyde olmadığı, ancak yapının başlangıçtan itibaren yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilmemiş olması ve müteahhit ile statik proje müellifinin kusurlarının bulunmasıyla birlikte tadilatların da yıkımda etkili olduğu kaydedildi.
Mahkeme, “olası kast” kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için sanıkların meydana gelebilecek sonucu öngörmelerinin yanı sıra bu sonucu kabullenmeleri ve “olursa olsun” mantığıyla hareket etmeleri gerektiğini belirtti.
Gerekçeli kararda, dosyada Kervancıoğlu ve Pekel’in sonucu kabullendiklerini veya “olursa olsun” saikiyle hareket ettiklerini gösteren delil bulunmadığı ifade edildi.
Sanıkların, dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek sonucu öngördükleri ancak “nasıl olsa olmaz” düşüncesiyle hareket ettikleri değerlendirilerek bilinçli taksirden sorumlu tutuldukları belirtildi.
Sanıkların olay sonrasında uzun süre firari kalmaları nedeniyle pişmanlıklarını gösteren davranışlarının bulunmadığı kanaatine varıldığı ve bu nedenle cezalarında indirim yapılmadığı kaydedildi.
Bilirkişi raporunda Danacı’ya kusur verilmedi
Mahkeme, Ertan Danacı’nın pastanedeki tadilatlar sırasında yüklenici sıfatıyla işletme sahipleriyle sözleşme yaptığını belirtti.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporda, Danacı’nın sözleşme kapsamı dışında kalan işlerin işletme sahipleri tarafından yapıldığının tespit edildiği ifade edildi. Danacı’ya kusur atfedilmediği ve üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.
Tekin’in eylemleri ile sonuç arasında illiyet bağı kuruldu
Fenni mesul Mehmet Tekin’in ise yapının inşası sırasında planlama ve hesaplama yapılmadan malzemelerin gelişigüzel kullanılmasına neden olduğu ve eylemleriyle meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi.
Tekin’e 6 yıl 8 ay hapis cezası verilirken, adli sicilinin temiz olması, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulandı. Ayrıca 2 yıl süreyle mesleğini icra etmesi yasaklandı.
Belediye görevlilerinin sorumlulukları gerekçede anlatıldı
Gerekçeli kararda Fahri Yiğitoğlu ve Veli Çiftaslan’ın yapının ruhsatlandırılması sırasında statik proje ile hesap raporunu onaylama görevlerinin bulunduğu belirtildi. Projenin yönetmeliklere aykırı ve zemin çalışması yapılmadan hazırlanmasına rağmen onaylandığı ifade edildi.
Mehmet Akif Canlı’nın ise 14 Eylül 2021 tarihli şikayet üzerine yaptığı yerinde incelemede, açıkça görülebilir olduğu belirtilen tahribatlı tadilatları raporuna yansıtmadığı kaydedildi.
Ali Gemci’nin kendisine sunulan inceleme raporlarını denetleme görevini yerine getirmediği, Sait Avşar’ın da inceleme sonuçlarını gerekli şekilde denetlemeden raporu onayladığı ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamadığı belirtildi.
Mahkeme, bu sanıkların mesleki konumları ve bilgi birikimleri nedeniyle meydana gelebilecek sonucu öngördükleri, ancak “nasıl olsa olmaz” düşüncesiyle hareket ettikleri değerlendirmesiyle bilinçli taksir kapsamında sorumlu olduklarına hükmetti.
Mehmet Dişçeken’in yalnızca ruhsatı düzenleyen kamu görevlisi olduğu ve kendisine atfedilebilecek kusur bulunmadığı, Mustafa Şirikçi’nin ise makine mühendisi olması nedeniyle inşaat alanında uzmanlık gerektiren tadilatların tahribatlı olup olmadığı konusunda değerlendirme yapmasının beklenemeyeceği belirtildi.
Mahkeme, bu iki sanık yönünden suçun kesin ve somut delillerle kanıtlanmadığını belirterek “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi doğrultusunda beraat kararı verdi.