İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık, 98’inci duruşmada hakim karşısına çıktı. İmamoğlu savunmasında, İktidar kendi rakibini seçemez, rakibi millet üretir. Bu kuralın bu ülkedeki ilk büyük kırılması 2019’da İstanbul’da yaşandı ve nasıl bir millet tepkisi yaşandığını da ifade ettim dedi. Duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık, yolsuzluk davasının 98’inci duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Marmara Ceza İnfaz Kurumu Silivri Yerleşkesi’ndeki salonda saat 12.00’de başlayan duruşmada savunma yapan İmamoğlu, “İktidar kendi rakibini seçemez, rakibi millet üretir” dedi. Duruşma, savunmanın devamı için yarın saat 10.00’a ertelendi.
İmamoğlu hakkında yürütülen “Yolsuzluk” soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025’te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede “örgüt lideri” olarak adı geçen İmamoğlu’nun; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet alma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanununa muhalefet, orman kanununa muhalefet ve maden kanununa muhalefet suçlarını işlediği iddia edildi.
İddianamede İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Duruşmayı Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bazı Yeni Parti milletvekilleri de salondan takip etti.
Savunmasında son dönemdeki medya operasyonlarına değinen İmamoğlu, Halk TV’ye yönelik operasyonu eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Son medya vurgunu, Halk TV operasyonu. Güzelim ülkemizi operasyon sahasına çeviren akıl, Halk TV’ye el koyup yayınlarını kesti. Neymiş? İhaleye fesatmış, aklamaymış… Boy boy yalanlar, boy boy iftiralar. Akılları sıra milleti kandıracaklar. Operasyon bağımlılığı başladı. Yalancılar girdabına tüm AK Parti’yi sürüklemiştir. Yalancılar girdabının içine sokmuştur, türbülansa sokmuştur. Herkesi uyarıyorum. AK Parti’yi baştan aşağıya uyarıyorum. Sizi bir operasyon girdabına sokan bir süreçle iç içesiniz. Allah size akıl fikir versin. Yargı marifetiyle her kayıplarını telafi edeceklerini, kaybettikleri her şeyi telafi edeceklerini düşünüyorlar. Milletin güvenini kaybetmişler, milletin onlara olan inancını kaybetmişler. Bütün bunları telafi edeceklerini, her şeye sahip olacaklarını düşünüyorlar operasyonlarla. Zehirli sarmaşık ne yazık ki iktidarı da partilerini de zehirlemiştir. Acil tedavi ihtiyacınız var. Kurtarabilir miyiz sizi bilmiyorum ama bizim derdimiz milleti kurtarmak.”
İmamoğlu, 6 Mayıs 2019’da İstanbul seçimlerinin iptal edilmesinin ekonomik sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 31 Mart 2019’da İstanbul’da seçimi kazandıklarını belirten İmamoğlu, iptal kararının ardından Türk lirasının değer kaybettiğini, ülkenin risk priminin yükseldiğini, Hazine’nin borçlanma maliyetinin arttığını ve borsada ilk işlem gününde 1,7 milyar dolar kayıp yaşandığını söyledi. İmamoğlu, bu sürecin toplam maliyetini 2 milyar 160 milyon dolar olarak ifade etti.
Kur Korumalı Mevduat uygulamasını da eleştiren İmamoğlu, ülke ekonomisinin yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak milletin büyük kayıplar yaşadığını savundu.
“Mutlak butlan” kararının ardından borsada yaşanan düşüşe de değinen İmamoğlu, TERA üzerinden tek günde 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıldığını öne sürdü. Söz konusu işlemlerle ilgili Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) bilgi sahibi olduğunu belirten İmamoğlu, fonlarda yaşanan kayıplara ve yurt dışında aranan paralara ilişkin açıklamalarda bulundu.
İmamoğlu, 90 milyar dolara ulaştığını söylediği borsa değer kaybıyla birlikte toplam maliyetin hesabının sorulacağını belirterek, “Sadece 5 kalemde milletin cebinden çıkan 577 milyar 160 milyon dolar” dedi. Bu tutara seçim iptali, Kur Korumalı Mevduat, 19 Mart ve 21 Mayıs süreçleri ile fon vurgunu olarak nitelendirdiği olayların maliyetlerini dahil etti.
Ekonomik kayıpların vatandaşların yaşamına etkisini anlatan İmamoğlu; emeklilerin, işçilerin, asgari ücretlilerin ve öğrencilerin yaşadığı geçim ve barınma sorunlarına dikkat çekti. Siyasi yapı, sermaye ve suç arasında bir ilişki olduğunu savunan İmamoğlu, bu düzenin sonunda devletin ve milletin kaybettiğini ileri sürdü.
Demokrasi ve siyasi rekabet üzerine konuşan İmamoğlu, bir demokrasiyi zayıflatmanın yollarını “hakemleri ele geçirmek, oyuncuları oyundan atmak, oyunun kurallarını değiştirmek” sözleriyle anlattı. Hakemlerin yargı ve seçim kurulları, oyuncuların ise adaylar, liderler, partiler ve belediye başkanları olduğunu belirten İmamoğlu, kuralların anayasa ve Meclis’ten oluştuğunu ifade etti.
İktidarı denetleyecek kurumların zayıflatılması hâlinde geriye milletin sandıkta iktidarı değiştirme gücünün kaldığını söyleyen İmamoğlu, siyasi rekabetin tasfiyesinin seçimlerin kaldırılmasıyla değil, adayların, liderlerin ve partilerin etkisizleştirilmesiyle gerçekleşebileceğini savundu.
İmamoğlu, “Bunu 3 kelimeyle anlatabilirim. Adaylaştırma, lidersizleştirme, partisizleştirme. Bu üç kelime, içinde bulunduğumuz bu davanın, bu mahkemenin, içinde olduğu iddianamenin, yani iftiranamenin aslında net tarifidir” ifadelerini kullandı.
Seçim sonuçlarına müdahalenin demokratik siyasetin temel kurallarını ihlal ettiğini öne süren İmamoğlu, “İktidar kendi rakibini seçemez, rakibi millet üretir. Bu kuralın bu ülkedeki ilk büyük kırılması 2019’da İstanbul’da yaşandı ve nasıl bir millet tepkisi yaşandığını da ifade ettim” dedi.
İmamoğlu, milletin kararının tanınmamasının ülkede gerçek bir ihtimal hâline geldiğini savunarak, sonraki gelişmelerin de 2019’da yaşanan sürecin devamı olduğunu ileri sürdü.
Duruşma, İmamoğlu’nun savunmasının devam etmesi için yarın saat 10.00’a ertelendi.