Ayasofya’nın ana kubbesinde tarihi restorasyonda yeni aşama: Güçlendirme çalışmaları hızlanıyor

Ayasofya-i Kebir Camii’nde sürdürülen restorasyon çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Ana kubbenin üzerinde daha önce kurulan geçici çelik çatının, kubbeyi ve iç bölümde yer alan mozaikleri iklim koşullarına karşı koruyacak özel branda ile kaplanmasına başlandı. Konu ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Tarihi yapıların bakımı ve onarımı alanında uzman inşaat mühendisi Mehmet Selim Ökten, “Bilim kurulumuz sizin de bildiğiniz gibi sanat tarihçisi, mimarlardan ve malzeme uzmanlarından ve inşaat mühendislerinden oluşmakta. Kubbenin üstünü 8 dilim membranla bu ay sonuna doğru kapladıktan sonra hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız. Yapıda ilk defa bütüncül şekilde çalışılıyor. Birtakım varsayımlar, çeşitli taramalar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz. Şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz. Buradaki membran da ileri bir teknoloji membran, üzerinde alev yürümez, hem yangın güvenliği olan hem de atmosferik etkilere karşı önlemi alınmış bir membran olacak. Bir arkeolojik alanda çalışma hassasiyetiyle burada çalışma imkanı bulacağız.

Ayasofya’nın ana kubbesinde tarihi restorasyonda yeni aşama: Güçlendirme çalışmaları hızlanıyor
A+
A-

Ayasofya’nın ana kubbesinde tarihi restorasyonda yeni aşama: Güçlendirme çalışmaları hızlanıyor

Ayasofya-i Kebir Camii’nde sürdürülen restorasyon çalışmalarında önemli bir aşamaya geçildi. Ayasofya Bilim Kurulu üyesi ve tarihi yapıların korunması alanında uzman İnşaat Mühendisi Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, ana kubbede yürütülecek güçlendirme çalışmalarının hava koşullarından etkilenmeden sürdürülebilmesi amacıyla kurulan koruyucu branda sistemine ilişkin bilgi verdi. Uygulamanın, kubbenin iç kısmındaki tarihi mozaiklerin yağmur, rüzgar ve diğer dış etkenlerden korunmasını sağlayacağını belirten Ökten, çalışmaların Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projelerinden biri olduğunu söyledi.

Deprem riski nedeniyle yapının taşıyıcı sisteminin güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade eden Ökten, hazırlanan projeler kapsamında önce cami içine, ardından kubbe üzerine çelik iskele kurulduğunu aktardı. Şubat ayında tamamlanan üst iskele sisteminin ardından, bu ay içerisinde iskele sekiz parçalı özel membranla kaplanacak. Böylece ekiplerin 7 gün 24 saat güvenli ve kontrollü bir ortamda çalışabileceğini belirten Ökten, kubbenin güçlendirilmesi için kurşun örtünün kaldırılmasının gerektiğini ve bu süreçte yapının dış etkenlerden korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Restorasyon sırasında kubbenin altındaki eşsiz mozaiklere hem içeriden hem de dışarıdan müdahale edileceğini dile getiren Ökten, kullanılacak lifli polimer teknolojisinin deprem dayanımını artıracağını söyledi. Kurşun kaplamanın kaldırılmasıyla birlikte kubbenin yüzyıllar boyunca gizli kalan bölümlerinin ilk kez ayrıntılı şekilde incelenebileceğini ifade eden Ökten, bu sürecin adeta bir arkeolojik kazı hassasiyetiyle yürütüleceğini kaydetti. Çalışmalar kapsamında yapı radarı ve gelişmiş tarama sistemleriyle kubbenin ayrıntılı analizlerinin yapılacağını, böylece bilim dünyası için de yeni verilerin elde edileceğini belirtti.

Ayasofya’da restorasyonun yalnızca kubbeyle sınırlı olmadığını söyleyen Ökten, yer altı yapıları, cepheler ve minarelerde de eş zamanlı çalışmaların sürdüğünü aktardı. Beyazıt Minaresi’nin güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını, sıradaki etapta Fatih ve Mimar Sinan minarelerinin güçlendirileceğini belirten Ökten, cephelerde kullanılan sıvaların da özgün malzemeye uygunluk açısından laboratuvar ortamında test edildiğini ifade etti. Restorasyonun uzun soluklu bir koruma süreci olduğuna dikkat çeken Ökten, çalışmaların tamamlanmasının ardından iskelelerin kaldırılacağını ancak bunun için henüz kesin bir tarih vermenin mümkün olmadığını söyledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.