İsrail-ABD-İran savaşı tüm şiddetiyle sürerken, İngiliz basını İran’ın ABD için Hürmüz Boğazı’nda bir ‘ölüm tuzağı’ planladığını yazdı. İşte detaylar…
Dünyanın en önemli enerji ve deniz taşımacılığı rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı, İran ile ABD arasında artan gerilimle gündemde. Tahran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump için olası bir “tuzağın” hazırlandığını açıklayan haberlerle uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.
İran Devrim Muhafızları, Körfez Boğazı üzerinde “tam kontrol” sağladıklarını ve bölgedeki ticari gemileri hedef alabileceklerini duyurmuştu. Geçen haftalarda yapılan açıklamalarda, enerji geçiş noktasında herhangi bir gemiyi “ateşe vermekle” tehdit edebilecekleri ifade edildi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğalgaz sevkiyatlarının yaklaşık %20’sini taşıyor. Boğazın en dar noktası yalnızca 38 kilometre genişliğinde ve kuzeyde İran, güneyde Umman ile sınırlanıyor. Bu dar geçit, Irak, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden çıkan gemilerin enerji piyasalarına ulaşabildiği tek deniz yolu konumunda.
ABD Başkanı Trump, tepki olarak ticari gemilere sigorta paketleri sunacağını ve Hürmüz Boğazı’nda ABD donanmasıyla eskort sağlayacağını açıkladı. Ancak uzmanlar, bu adımın İran’ın tuzağına düşme riskini artırabileceğini vurguluyor. İsviçre’nin St. Gallen Üniversitesi Orta Doğu uzmanı Andreas Böhm, “Sadece bir gemi vurulsa ve kurtarma operasyonu gerekse, bu Donald Trump için politik bir felakete yol açar” değerlendirmesinde bulundu.
İran donanması, beş gün süren bombardımandan kayıplar verse de Hürmüz çevresinde tehdit oluşturmaya devam ediyor. Tahran merkezli Bandar Abbas’ta konuşlanmış 17 denizaltı bulunuyor, ABD güçleri şimdilik sadece birini etkisiz hale getirdi. İran’ın kısa menzilli füzeleri ve insansız hava araçları da risk oluşturuyor. Ayrıca Yemen’deki Husi grubu, Kızıl Deniz’de gemilere saldırılar düzenleyerek bölgesel tehdidi sürdürüyor.
Böhm, “İran’ın uzun vadeli amacı, Hürmüz’ü ABD için bir tür deniz Vietnam’ına çevirmek ve kamuoyunda savaş algısını olumsuz şekillendirmek” dedi.
Hürmüz Boğazı’nda benzer krizler daha önce de yaşanmıştı. 1980-1988 İran-Irak Savaşı sırasında “tanker savaşı” gerçekleşmiş ve ABD, Kuveyt tankerlere müdahale ederek Boğazı yeniden açmıştı. Uzmanlar, Trump’ın planlarının bu tarihi örnekten ilham aldığını ancak operasyonun hem maliyetli hem karmaşık hem de süresi belirsiz bir çatışmaya yol açabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, boğazın kapanmasının petrol ve tüketim mallarının maliyetlerini artırabileceğini ve dünya ekonomisi üzerinde ciddi etkiler yaratacağını vurguluyor. Royal United Services Institute’dan Orta Doğu uzmanı Dan Marks, “Konvoylarla gemi geçişi çok zordur, çok sayıda deniz gücü gerektirir ve maliyeti yüksektir. Gemi sahiplerinin operasyonu kabul edip etmeyeceği de belirsiz” dedi.
İngiliz medyasına göre, Kızıldeniz’deki Husi tehdidi de eklenince, Trump’ın gemi sigorta ve eskort planının kısa vadede krizi çözmesi olası görünmüyor. Hareketsizlik küresel ticarette kaosa yol açarken, askeri müdahale ABD’yi daha derin bir çatışmaya sürükleyebilir.