Uçum’dan yeni anayasa, Öcalan’ın statüsü ve Türk İş Kanunu açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın statüsü ile ilgili tartışmalara ilişkin, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Komisyonu Öcalan’ı diyelim ki koordinatör olarak görevlendirdi. Bu görevlendirme ne Öcalan’ın hükümlü statüsünü değiştiren bir görevlendirmedir, ne Öcalan’ın infaz sürecini askıya alan bir değerlendirmedir. Hükümlü statüsü de değişmeyecek, infaz süreci de askıya alınmayacak dedi.

Uçum’dan yeni anayasa, Öcalan’ın statüsü ve Türk İş Kanunu açıklaması
A+
A-

Uçum’dan yeni anayasa, Öcalan’ın statüsü ve Türk İş Kanunu açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü’nde basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yeni anayasa çalışmalarından “Terörsüz Türkiye” sürecine, çalışma hayatına yönelik yasal düzenlemelerden Cumhurbaşkanının görev süresine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

Uçum, yeni anayasa konusunun Türkiye siyasetinde daha somut bir içerikle tartışılabileceğini, 28’inci dönemin kalanında fikri çalışmaların yoğunlaşabileceğini ve 29’uncu dönemde yeni anayasanın hazırlanmasının mümkün olabileceğini söyledi.

“Yeni anayasa gündemi somutlaşabilir”

Adalet Bakanı Akın Gürlek’i Hukuk Politikaları Kurulu’nda ağırladıklarını hatırlatan Uçum, görüşmede Türkiye’nin yeni anayasa gündemini ele aldıklarını belirtti. Yeni anayasanın temel yaklaşımı, ilkeleri ve hukuk politikası perspektiflerine ilişkin önceki çalışmaların geliştirileceğini ifade etti.

Hukuk Politikaları Kurulu’nun görevinin fikri süreçlerde öneri belgeleri, sonuç belgeleri ve politika belgesi taslakları oluşturmak olduğunu söyleyen Uçum, kurulun icrai süreçlere de fikir desteği sağladığını kaydetti. Daha önce hazırlanan çalışmaların sonuçlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulduğunu aktardı.

Erdoğan’ın 1 Ekim’de TBMM’nin açılış konuşmasında yeni anayasa hedefini vurguladığını belirten Uçum, bu konunun artık genel değerlendirmelerden çıkarak daha somut başlıklarla tartışılabileceğini dile getirdi.

2028 seçimleri sonrasında 2029 hedefi

Yeni anayasa ihtiyacının halkın talepleri ve ihtiyaçları üzerinden ele alınması gerektiğini söyleyen Uçum, 2007 ve 2011 seçimleri öncesinde de siyasi partilerin yeni anayasa sözü verdiğini hatırlattı. Bu vaadin yaklaşık 15 yıldır tekrarlandığını belirten Uçum, hem Cumhur İttifakı’nda hem de diğer siyasi partilerde yeni anayasa hedefinin bulunduğunu ifade etti.

1982 Anayasası’nın ardından ilk değişikliğin 1987’de yapıldığını hatırlatan Uçum, “1987’den beri 39 yıldır Türkiye’de yeni anayasaya ihtiyaç var” değerlendirmesinde bulundu.

Uçum, 2028 seçimlerine yaklaşık 18 ay kaldığını belirterek, siyasi partilerin bu süre içinde uzlaşarak yeni anayasa çalışması yapabileceğini söyledi. Bununla birlikte, 28’inci dönemin kalan bölümünde temel ilkeler ve parametreler üzerine fikri çalışmaların ön planda olabileceğini, kapsamlı bir teklif taslağının ortaya çıkmayabileceğini değerlendirdi.

Uçum’a göre, 2028 seçimlerinin ardından 2029’da yeni anayasanın geniş bir mutabakatla hazırlanması ve halkoyuna sunulması gerçekçi bir hedef olabilir. Ancak yeni anayasanın 28’inci dönemde yapılması ihtimalinin de Meclis’in kararına bağlı olduğunu vurguladı.

Yeni anayasa için referandum vurgusu

Uçum, yeni anayasanın her durumda halkın onayına sunulacağını belirtti. Anayasa değişikliklerinde milletvekillerinin kabul sayısına bağlı olarak referandum konusunda farklı bir değerlendirme yapılabildiğini söyleyen Uçum, yeni anayasanın ise kabul sayısı 400’ün üzerinde olsa bile halkoyuna sunulacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Ekim 2026’da dile getirdiği yeni anayasa hedefini bir yapım sürecinin başlangıcı olarak değerlendirdiğini söyleyen Uçum, 28’inci dönemde içeriğe yönelik çalışmaların somutlaşabileceğini, 29’uncu dönemde de yeni anayasanın hazırlanabileceğini öngördü.

“Terörsüz Türkiye” sürecinde yıl sonu beklentisi

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin konuşan Uçum, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini hatırlattı.

Uçum, yetkililerin değerlendirmelerine göre Milli Güvenlik Kurulu kararının yıl bitmeden ilan edilmesinin beklendiğini belirtti. Ayrıca altı aylık dönemde yapılması öngörülen çalışmaların, yılın ilk yarısı sona ermeden tamamlanmasının beklentiler arasında yer aldığını söyledi.

Öcalan’a görev verilmesi hükümlü statüsünü değiştirmeyecek

Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin tartışmalara değinen Uçum, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Komisyonu’nun Öcalan’ı koordinatör gibi bir görevle görevlendirebileceğini belirtti.

Uçum, böyle bir görevin Öcalan’ın hükümlü statüsünü değiştirmeyeceğini ve infaz sürecini askıya almayacağını vurguladı. Görevin yerine getirilebilmesi için bir çalışma alanı oluşturulması veya görev unvanı verilmesinin, devlet ve toplumla bütünleşme sürecindeki rolüne yönelik çalışma koşulları kapsamında değerlendirileceğini söyledi.

Olası açık görüşme seçeneklerinin de ilerleyen dönemde gündeme gelebileceğini belirten Uçum, bunların bir imtiyaz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Türk İş Kanunu hazırlıklarında sona gelindi

Çalışma hayatına ilişkin mevzuatın farklı kanunlara dağılmış olması ve düzenlemeler arasındaki uyumsuzluklar nedeniyle Türk İş Kanunu hazırlıklarının yürütüldüğünü söyleyen Uçum, çalışmalarda büyük ölçüde sona yaklaşıldığını açıkladı.

Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ocak 2024’te çalışma hayatına ilişkin mevzuatın toparlanması ve standartların uyumlaştırılması gerektiğini gündeme getirdiğini hatırlattı. Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hukuk Politikaları Kurulu’nun iş birliğinde sürdürülen çalışmanın, sosyal tarafların desteğiyle hayata geçirilmesini beklediğini belirtti.

Yaklaşık 40 farklı mevzuatta çalışma hayatına ilişkin hükümler bulunduğunu kaydeden Uçum, Basın İş Kanunu’ndaki eski hükümler ve diğer iş kanunlarıyla yaşanan uyumsuzluklara dikkat çekti. Yeni düzenlemeyle çelişkili uygulamaların azaltılabileceğini ve basın çalışanları açısından da önemli gelişmeler yaşanabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanının iki dönem şartı korunuyor

Uçum, 1987’den bu yana Türkiye’de yeni anayasa konusunda 20’nin üzerinde taslak hazırlandığını belirtti. Hukuk Politikaları Kurulu’nun madde madde anayasa teklifi yazmakla görevli olmadığını, ancak bu alandaki çalışmalara katkı sunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanının seçilme yeterliliği ve görev süresine ilişkin değişiklik yapılıp yapılmayacağı sorusunu yanıtlayan Uçum, incelediği taslaklarda bu konularda değişiklik öngörülmediğini söyledi.

Uçum, “Yine 2 dönem şartı korunuyor. Dolayısıyla ne Cumhurbaşkanının seçilme yeterliği açısından ne de dönem süresi açısından benim gördüğüm taslaklarda bir değişiklik söz konusu değil” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.